Propolis Nedir, Nasıl Üretilir? Faydaları, İçeriği ve Üretim Teknikleri
Propolis nedir. Propolis nasıl üretilir. En etkili propolis üretme tekniği hangisi? Propolis üretimi ile ilgili merak edilenler bu makalede...
Propolis, son yıllarda hem arı ürünleri alanında hem de doğal destek ürünleri başlığında en çok konuşulan ürünlerden biri haline geldi. Özellikle Covid-19 pandemisi döneminde propolise olan ilgi belirgin biçimde arttı. Bunun temel nedeni, propolisin içeriğinde bulunan fenolik bileşikler, flavonoidler ve çeşitli biyolojik aktif maddeler nedeniyle bilim dünyasında dikkat çekmesidir. Ancak burada önemli bir noktayı baştan vurgulamak gerekir: Propolis, tek başına bir “mucize tedavi” olarak değil; bazı alanlarda umut vadeden, fakat etkileri ürüne, doza ve çalışma tasarımına göre değişebilen bir arı ürünü olarak değerlendirilmelidir. Covid-19 üzerine bazı klinik ve deneysel çalışmalar bulunsa da, mevcut kanıtlar propolisi standart tedavinin yerine koyacak düzeyde değildir; en fazla yardımcı/destekleyici potansiyelden söz edilmektedir.
Benzer şekilde, propolisin kanser üzerinde etkileri ile ilgili literatürde dikkat çekici sonuçlar vardır; ancak bu sonuçların önemli bir bölümü in vitro, hayvan deneyleri veya yardımcı tedavi perspektifinden değerlendirilmektedir. Bu nedenle “kanseri tedavi eder” gibi kesin bir dil kullanmak bilimsel olarak doğru değildir. Daha isabetli ifade şudur: Propolis, bazı çalışmalarda antioksidan, antiinflamatuvar, antimikrobiyal ve bazı tümör modellerinde yardımcı/adjüvan potansiyel gösteren doğal bir arı ürünüdür; fakat klinik kullanım açısından standartlaştırma ve daha güçlü insan çalışmaları gereklidir.
Propolis Nedir?
Propolis, bal arılarının bitkilerin tomurcuk, kabuk, gövde yarığı ve çeşitli reçinemsi salgılarından topladığı maddeleri kendi salgıları ve bir miktar balmumu ile işleyerek oluşturduğu doğal bir arı ürünüdür. Bu nedenle propolis için halk arasında zaman zaman “arı tutkalı” ifadesi de kullanılır. Arılar propolisi doğrudan insanlar için değil, kendi koloni yaşamını korumak amacıyla üretir.
Propolisin içeriği sabit değildir. Genel olarak yapısında bitkisel reçineler ve balsamlar, mum fraksiyonu, uçucu yağlar, polen ve çok sayıda organik bileşik bulunur. Çeşitli çalışmalarda propolisin bileşiminde 300’den fazla hatta bazı kaynaklarda daha da fazla sayıda bileşik tanımlanmıştır. Özellikle flavonoidler, fenolik asitler, fenolik asit esterleri, terpenler ve aromatik bileşikler propolisin biyolojik özellikleriyle ilişkilendirilmektedir.
Propolis Tarih Boyunca Nasıl Kullanılmıştır?
Propolis, insanlığın dikkatini yeni çekmiş bir ürün değildir. Eski uygarlıklarda da bu reçinemsi arı ürünü çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Tarihsel kaynaklar ve derlemeler, Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar döneminde propolisin özellikle koruyucu, yara bakımıyla ilişkili ve bazı geleneksel uygulamalarda yer aldığını göstermektedir. Bununla birlikte, tarihsel kullanım bilgisi ile modern klinik kanıtı birbirinden ayırmak gerekir. Geleneksel kullanım önemlidir; fakat günümüzde sağlıkla ilgili değerlendirmelerde kontrollü bilimsel çalışmalar esas alınmalıdır.

Arılar Propolisi Hangi Bitkilerden Elde Eder?
Arılar propolis hammaddesini çoğunlukla reçineli ve salgılı bitkilerden toplar. Dünyada ve Türkiye’de yapılan çalışmalar; kavak, söğüt, huş, meşe, kestane, çam, okaliptüs, fındık, kızılağaç, akçaağaç, ıhlamur, erik, karaağaç ve benzeri türlerin propolis için önemli kaynaklar arasında yer alabildiğini göstermektedir. Ancak her bölgede aynı ağaç türleri kullanılmaz; propolisin rengi, kokusu, kimyasal profili ve biyolojik aktivitesi bulunduğu bölgenin florasına göre değişir.
Türkiye’de yapılan kimyasal analiz çalışmaları da bu çeşitliliği doğrulamaktadır. Örneğin Ankara ve Muğla’dan toplanan örneklerde GC-MS analizleriyle farklı kimyasal bileşikler tespit edilmiş; başka çalışmalarda da Anadolu’nun çeşitli illerinden toplanan propolis örneklerinin birbirinden farklı fenolik ve uçucu bileşen profilleri taşıdığı gösterilmiştir. Bu durum, “tek tip propolis” anlayışının doğru olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Arılar Propolisi Niçin Üretir?
Arılar propolisi, koloninin savunması ve kovan içi düzeni için kullanır. Başlıca işlevleri şunlardır:
-
Kovan içindeki çatlak ve yarıkların kapatılması
-
Hava akımının kontrol altına alınması
-
Koloni iç yüzeylerinin korunması
-
İstenmeyen boşlukların daraltılması
-
Kovana giren bazı zararlıların veya içeride ölen küçük canlıların üzerinin kapatılması
-
Petek ve çerçeve bağlantılarının güçlendirilmesi
-
Kovan hijyenine katkı sağlanması
Bu nedenle propolis, arılar için sadece bir “doldurma malzemesi” değil; aynı zamanda koloni savunma stratejisinin önemli bir parçasıdır.

Arılar Propolisi Nasıl Üretir?
Propolis seferine çıkan arı, önce mandibulaları (başın iki yanında yer alan çene kısmı) ile propolisi bitkiden çekerek koparır. Ağızda nemlendirip yumuşatarak ve bu sırada bazı enzimler ekleyerek pelet haline getirir ve peleti ön bacaklarını kullanarak arka bacaklarındaki polen sepetine aktarır. Polen sepetine aktarma işlemini kaynakta veya havada uçarken yaklaşık 15–60 dakika içinde tamamlar.
Propolis yüklü arı kovana geldiğinde ayaklarını kullanarak sıkıca peteğe tutunurken; koloni yönetiminden sorumlu olan 10-21 günlük genç işçi arılar mandibulalarıyla asılarak propolisi taşıyıcı arının polen sepetinden alırlar ve bir müddet çiğneyip bal mumu ve çene salgı bezlerinden enzim de ilave ederek propolis haline dönüştürür ve ihtiyaç duyulan yerlerde kullanırlar.
Propolis Üretimine Başlamadan Önce Bilinmesi Gerekenler
- Bir arıcının propolis üretimine karar verebilmesi için konuyla alakalı gerekli bilgi, donanım ve ekipmana sahip olması gerekir.
- Propolis üretilmesi düşünülen kolonilerin güçlü olması gerekir. Zayıf kolonilerin propolis üretme kapasitesi düşük olduğu gibi, oluşacak hava sirkülasyonundan dolayı yavru çürüklüğü hastalığına yakalanma riski de artmaktadır.
- Propolis üretmek isteyen kişilerin uygun arı ırkıyla çalışmasında fayda var. Bu anlamda ülkemizdeki arı ırkları içerisinde kafkas arı ırkının diğer ırklara göre daha çok propolis biriktirme içgüdüsüne sahip olduğu bilinmektedir.
- Bir kovandan toplanan propolis miktarı da değişir. Literatürdeki kaynaklar incelendiğinde ortalama bir kovanın çevresel şartlar ve koloni gücüne bağlı olarak propolis üretme kapasitesi 50–200 gr arasında olmakla birlikte , özellikle Brezilya gibi ülkelerde bu amaçla üretilmiş kovanlarda 2 kg a kadar bu miktarın çıktığı belirtilmektedir.
- Arıların propolis kaynağı olarak kullandıkları başlıca bitkiler çam, huş, kavak ve türleri, at kestanesi, kara ağaç, meşe, dişbudak, akçaağaç, fındık, kızılağaç, erik, söğüt, okaliptus, kestane, ıhlamur, akasya, göknar gibi ağaçsı bitkilerdir. Bu bakımdan , propolis üretimi için bu tip bitki kaynaklarına sahip bulunan bölgeler seçilmelidir.
- Propolis üretmek için, sanayii ve değişik üretim merkezlerine, asfalt kaplama olan ana yollara uzak doğal coğrafik ortam seçilmelidir. Arıların çevreden propolis alamadıkları zamanlar çeşitli boya, asfalt ve mineral yağları içeren maddeleri kullanmak amacıyla toplamak zorunda kalmaları, propolisin farmakolojik kullanımını tehdit etmekte ve bu toksik bulaşmalar propolis kalitesini düşürmektedir.
- Arıların genel olarak en çok propolis üretimine yöneldikleri mevsim sonbahar olsa da, her mevsim propolis üretimi yapılabilir. Bu açıdan, arıların belli bir güce ulaştıkları durumlarda ilkbahar mevsimiyle birlikte süreç başlatılabilir. Fakat propolis toplama sürecinin başlatılmasıyla birlikte kovanda kalıntı bırakan antibiyotik türü ilaç kullanımının yapılmaması gerekir.
- Propolis üretiminde uygun kovan ve materyal kullanılmalıdır. Brezilya gibi ülkelerde propolis üretimi için tasarlanan özel kovanlar kullanılmaktadır.
PROPOLİS ÜRETME TEKNİKLERİ

1 . Izgara Tekniği ( Propolis Izgarası )
En yaygın ve pratik yöntemlerden biri, kovan üst kısmına yerleştirilen plastik propolis ızgaraları ya da propolis tuzaklarıdır. Arılar, üst kısımdaki boşlukları ve hava girişini propolisle kapatma eğiliminde oldukları için bu tuzaklardaki aralıkları doldururlar. Dolan ızgaralar daha sonra kovandan alınır, soğutulur ve esnetilerek propolis kırdırılır.
Bu yöntemin en önemli avantajları şunlardır:
-
Temiz hasat imkânı vermesi
-
Kazıma yöntemine göre daha hijyenik olması
-
Aynı materyalin tekrar kullanılabilmesi
-
Ürüne balmumu ve odun artığı karışma riskinin azalması
Izgaralar yerleştirilirken arıların en aktif olduğu dönemler tercih edilir. Ancak koloni dengesini bozacak aşırı havalandırma veya uygunsuz açıklıklar verilmemelidir. Propolis üretimi sırasında kolonide gereksiz stres oluşturmamak verim kadar önemlidir.

2. Kovan Yan Duvarına Propolis Tuzağı Yerleştirilmesi
En verimli propolis toplama tekniklerinden birisidir. Daha çok Brezilyalı üreticilerin kullandığı propolis üretim tekniğidir. Yöntemde kovanın yan duvarında yaklaşık 6*30 cm ölçülerinde bir kanal açılır. Kanal içerine sert ağaçtan yapılmış ve içerisi en fazla 4 mm genişliğinde kanallar açılmış ahşap materyal yerleştirilir. Arılar hemen boşlukları propolis ile kapatmaya başlayacaklardır.
Yaklaşık 10 gün sonra delikler tam olarak kapandığında tuzaklar çıkartılır ve propolisler hasat edilir ve varsa yedek kapan tekrar kovana yerleştirilir. Yoksa da temizlendikten sonra tekrar gerisin geriye tuzak yerine takılır.
Bu yöntemde propolis hasadının pratik oluşu, elde edilen propolis içinde balmumu miktarının göreceli olarak az olması, sıcak zamanlarda kovan havalandırmasına faydasının olması, kısa sürede temiz propolis elde ediyor olması, kapandan üretilen propolisin daha yüksek fiyattan alıcısının olması ve diğer yöntemlere göre daha fazla propolis üretmeni imkân sağlaması bu tekniği üstün kılan özelliklerdir.
Bu yöntemde dikkat edilmesi gereken önemli husus ise arıların üşütme ihtimalinin olması nedeniyle koloni ve özellikle yumurta stoğunda değişik sorunların ortaya çıkma durumudur.

3. Kovan İç Yüzeylerinin Pürüzlü Yapılması
Kovan iç yüzeylerinin pürüzlü yapılması da arıları propolis üretimine teşvik eder. Kovanlar üretilirken, yan duvarlara 4*4 mm yi geçmeyen yarıklar açılır. Arılar bu yarıkları propolis ile doldurular. Daha sonra biriken propolisler kazınarak alınır. Yapılan bir bilimsel çalışmada Arıların 0,1 ila 3,5 mm arasındaki boşlukları doldurmak için sadece propolis kullandığı, 3,5 ila 10 mm arasındaki boşlukların ise propolis ile karıştırılmış balmumu veya sadece balmumu ile doldurulduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan arıların, kovan üst kısımlarında ısı kaybı nedeniyle daha çok propolis biriktirme eğiliminde oldukları gözlemlenmektedir.
Kovan iç yüzeyine ızgara yerleştirerek de propolis üretilebilir. Arılar ızgaradaki boşlukları propolis ile doldurur , olgunlaşma söz konusu olunca da ızgara kovandan alınarak propolisler toplanır.
Üretimi sırasında kovan iç yüzeylerinin pürüzlü yapılması uygulanan farklı bir tekniktir. Arılar pürüzlü yüzeyleri propolis ile kaplarlar ve daha sonra kazınarak biriken bu propolisler alınır.
Kovandan alınan ham propolis, çoğu zaman doğrudan tüketime uygun formda değildir. İçinde mum, odunsu parçalar, mekanik kalıntılar ve çözünürlüğü zorlaştıran bileşenler bulunabilir. Bu nedenle propolis genellikle daha sonra uygun yöntemlerle işlenir; örneğin ekstrakt, damla, tentür veya farklı taşıyıcı sistemlerle kullanıma hazırlanır. Burada dikkat edilmesi gereken en temel nokta, kullanılan hammaddenin temiz ve güvenilir olmasıdır. Ayrıca propolisin herkese uygun bir ürün olmadığı, özellikle arı ürünlerine, polene veya bazı bitkisel bileşenlere duyarlılığı olan kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabileceği unutulmamalıdır.
Propolisin Sağlıkla İlişkili Potansiyeli Nasıl Değerlendirilmeli?
Bilimsel literatürde propolis için en çok öne çıkan başlıklar antimikrobiyal aktivite, antioksidan kapasite, antiinflamatuvar etki ve bazı alanlarda yardımcı tedavi potansiyelidir. Ancak burada iki temel ölçü önemlidir:
Birincisi, kullanılan propolisin standartlaştırılmış olup olmaması; ikincisi ise çalışmanın hücre, hayvan ya da insan klinik araştırması düzeyinde olup olmadığıdır.
Örneğin Covid-19 alanında bazı randomize çalışmalar ve derlemeler, belirli standart propolis ekstraktlarının bazı klinik sonuçlarda yarar sağlayabileceğini düşündürmektedir. Buna rağmen bu veriler henüz propolisi kanıtlanmış standart tedavi haline getirmez. Aynı durum kanser, alerji, ağız mukozası ve diğer sağlık alanları için de geçerlidir: Propolis bazı başlıklarda dikkate değer bir doğal ürün olsa da, sonuçlar her propolis için genellenemez.
Sonuç
Propolis, arıların bitkisel reçineleri işleyerek ürettiği; koloni savunması ve kovan düzeni açısından büyük önem taşıyan çok değerli bir arı ürünüdür. Günümüzde hem arıcılık pratiği hem de arı ürünleri araştırmaları açısından özel bir yere sahiptir. Fakat propolisi değerlendirirken iki uçtan da kaçınmak gerekir: Bir yandan onu sıradan bir kovan yan ürünü gibi görmek doğru değildir; diğer yandan her hastalığa çözüm sunan mucizevi bir madde gibi anlatmak da bilimsel değildir. En doğru yaklaşım; flora, arı, üretim tekniği, işleme şekli, standardizasyon ve güvenlik boyutlarını birlikte dikkate alan dengeli bir bakış açısıdır.
Bol ve bereketli bir sezon geçirmeniz dileğiyle…
Kaynakça
- Ali, A. M., Kunugi, H. (2021). A review of in silico, in vitro, and clinical studies on bee products and COVID-19. PubMed.
- Anjum, S. I. ve ark. (2019). Composition and functional properties of propolis (bee glue): A review. PMC.
- de Groot, A. C. (2013). Propolis: a review of properties, applications, chemical composition, contact allergy, and other adverse effects. Dermatitis. PubMed.
- Dezmirean, D. S. ve ark. (2020). Plant sources responsible for the chemical composition and main bioactive properties of poplar-type propolis. Plants.
- Kartal, M., Kaya, S., Kurucu, S. (2002). GC-MS analysis of propolis samples from two different regions of Turkey.
- Keskin, Ş. ve ark. (2020). Farklı illerden toplanan propolis örneklerinin kimyasal karakterizasyonu. Uludağ Arıcılık Dergisi.
- Liew, K. Y. ve ark. (2022). Anti-allergic properties of propolis. PubMed / PMC.
- Martinotti, S. ve ark. (2025). Propolis: A natural substance with multifaceted properties. International Journal of Molecular Sciences.
- MAYBİR. Propolis bilgi sayfası.
- Münstedt, K. ve ark. (2007). Contact allergy to propolis in beekeepers. PubMed.
- NCCIH/NIH. Bee products and allergy cautions.
- Pierański, M. K. ve ark. (2025). Therapeutic potential of propolis in preclinical models of cancer and infectious diseases. PubMed.
- Silici, S. (2015). Propolis üzerine ön klinik araştırmalar. DergiPark.
- Silveira, M. A. D. ve ark. (2021). Efficacy of Brazilian green propolis (EPP-AF®) as an adjunct treatment for hospitalized COVID-19 patients. PubMed.
- Silveira, M. A. D. ve ark. (2023). Standardized Brazilian green propolis extract (EPP-AF®) in hospitalized COVID-19 patients: BeeCovid2 trial. PubMed.
- Valivand, N. ve ark. (2024). Propolis as an adjuvant in cancer therapy: a review of signaling pathways. PubMed.
- Wagh, V. D. (2013). Propolis: A wonder bees product and its pharmacological potentials. PMC.
Bol ve bereketli bir sezon geçirmeniz dileğiyle…
Osman ALBAYRAK
05362549946
İletişim: o.albayrak08@hotmail.com